#FilmYorumu: Dracula!

 Gerçekten, söze nasıl başlayabilirim bilmiyorum, bu yüzden önce size filmin fragmanını izleteceğim sanırım *-*


Evet biliyorum insan bu fragmanı izleyince gerçekten ama gerçekten müthiş bir film bekliyor değil mi? Biz de ''Bu filmi görmemiz gerek!'' diyerek gittik filme arkadaşlarımla fakat söverek çıktık. Gerçekten, sinemada izlemeyi düşünüyor falansanız paranıza yazık bir ara sırf merakınızdan internetten açıp izlerseniz ona bir şey diyemem tabii fakat gerçekten giden her kuruşuma acıdım ben filmden çıkarken. Diyorsunuzdur ki şimdi ''Ne kadar kötü olabilir ki?'' Hemen anlatayım.

Öncelikle filmin adı ''Untold'' fakat biz öyle Dracula'nın hiç bir bilinmeyen yanını göremedik maalesef. Ayrıca, filmin konusuna göre Dracula bir ''Türk Devşirmesi'' ve ''Kazık''larıyla meşhur. Daha sonra Transilvanya'ya dönüp Prensi olmuş ülkesinin. Olaylar, Fatih Sultan Mehmet'in Dracula'dan devşirme olarak erkek çocuklarını istemesiyle başlıyor. Üzerine bir de prensten oğlunu isteyince tabii şarteller atıyor! Hoop gidiyor daha önce tuhaf bir yaratıklla karşılaştığı o mağaraya-filmin başında girmişti mağaraya- o yaratıktan güç istiyor. Ve ta daa, vampir oluyor! Filmin saçmalıklarına gelirsek; Her şeyden önce o adam tüm karizmasını hiçe sayarak, en iyi sahnelerden birinde gayette kendi aksanıyla türkçe bir biçimde ''Sen benim kim olduğumu biliyor musun?'' dedi, ben orda iptaldim arkadaşlar. Hani bayağı o karizmatik adamı hürrem aksanıyla hayal edin. ÖYLE KORKUNÇ BİR SAHNE! Üzerine bir de Fatih'le konuşurken aynı Hürrem aksanıyla ''Bana bunu yapma Fatih!'' dedi, yemin ediyorum size arkadaşlar ''Sülüman'' diyecek diye bekledim Fatih'e. Demedi tabii. Biraz tuhaf oluyor tabii yabancı filmde dublajsız türkçe duymak ama, yeniçeriler gayet normal türkçe konuşuyor, bizim konta bakıyoruz, bir hürrem, bir rus natasha... Ayıp yani.
Ayrıca filmin mantıksal kusursuzluğudur ki (!) adam gidiyor, 100 kişiye tek giriyor, tek damla kan akmıyor ama yere dökülen bir kadeh kanla ortalık birbirine giriyor... Tabii senarist kardeş sen de haklısın. Bütün film boyunca o kadar az kan gördüm ki, ''Bu bana yetmedi'' diyerek kendimi kesip kanımı izleyesim geldi. Filmde cidden ''olmuş'' dediğim tek sahne sanırım yeniçerilerle ilgili bir sahneydi. Dracula karısıyla tartışıyordu, arkasındaki yeniçeriler ise birbirlerini dürtükleyerek ''Karıyı kontrol edemiyor heralde lan bu.'' tarzı bir şey dedi, repliği net hatırlamıyorum ama tepkim direk ''AHA TÜRK KAFASI!'' oldu hani. Ki öyle milliyetçi falan da bir insan değilimdir ama insan ister istemez içinde bulunduğu toplumun bir şeylerini alıyor :D Neyse, filme dönecek olursak, bunlara ekleyebileceğiniz tonla mantık hatası vardı. Tarihsel yanlışlıklar vardı örneğin; 

*SPOİLER*

Dracula Fatih'i öldürüyor filmde ama tarihte Fatih bambaşka bir yerde ölüyor. Hani elbette tarihsel bir kaynak değil ama topluma şöyle bir bakarak bu filmi izleyenlerin neredeyse yarısının tarihi böyle sanacağını hepimiz biliyoruz sanırım.


*SPOİLER SONU*

Bunun dışında, filmdeki her sahneden buram buram özentilik kokusu aldım. Bir sahnenin aynısı Amazing Spider-Man 2'de vardı. Onun dışında filmin ortalarında ve son sahnesinde kullanılan replik beni benden aldı zaten.
''LET THE GAMES BEGIN.''
(Oyunlar başlasın.)

BU NASIL BİR HUNGER GAMES ÇAKMALIĞI?
İKİNCİ FİLMİN ADI NE?
''CATCHING DRACULA'' FALAN MI?

İnanın bunlar filmle ilgili söyleyebileceklerimin yarısı bile değil ama genel yorumum şu; 
O castı ve aslında iyi işlense çok iyi olabilecek kaliteli bir kurguyu heba etmişler diye düşünüyorum. Gerçekten yazık olmuş yani. 

Puanım;























Damla Üzüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Instagram