Yorum: Asude- Pabucumun Ajanı

Pabucumun Ajanı Yorumu!
Öncelikle selamlar! *-* Uzun zamandır ortalarda yoktum, bugün çok gergin bir matematik sınavı atlattım yarın da coğrafya sınavım var fakat iki tur arasında hiç kitap okumamışım gibi göründüğünü fark edince dayanamayıp yorum yazmaya karar verdim. Bir kaç hafta önce bitirdim aslında kitabı ama işte, dedim ya sınav stres falan fistan... Neyse uzatmadan kitaba geçeyim ben! 
Kitabın tanıtım yazısı şu şekilde;

Ben Deniz Akın; Fiyasko Birlik Başkanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil, ancak palavra sıkan beş parasız biriyim.
Tuna Üstüner ise ‘Enler’ listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahdı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı. Ben bir enkazsam o bir saray, ben bir köleysem o bir kral, ben bir esintiysem o bir tufan. Ve o benim hem felaketimin, hem de kurtuluşumun adı.
Bizim hikâyemiz nefretle başlayıp, şiddetle devam ederek, aşkla yol aldı. Beni şirketinden kovması hiçbir şey ifade etmiyordu, çünkü kanunlar bizi birbirimize mecbur bırakmıştı. Tuna her gün beni görecek ve ben her gün onun aşkıyla savaşacaktım. Bu aşk çıkmazının ortasında onu mahvetmek için tutulan bir ajan olduğumu ise çoktan unutmuştum.
Hem de onunla evlenecek kadar!




Kitabı pdf olarak okuduğum için biraz üzgünüm aslında, malum kitabın kokusunu içine çeke çeke okumak bir başka oluyor. Asude gibi yazarlar şu aralar oldukça çok olmasına rağmen, Asude onların aralarından sıyrılmış bir yazar gözümde. Çoğundan hiç hoşlanmıyorum işin aslı, wattpadden çıkanlar özellikle. Daha bir kaç ay önce kendisi röportaj için wattpadde döne döne gezen insanların ''Ben yazarım, çekilin önümden, bana tapacaksınız!'' tavrı sergilemesi bir de üzerine pembe dizi kıvamında korkunç kitaplar çıkarmasının yanı sıra Asude her zaman mütevazılığını korumuş, çok da kaliteli eserler vermiş bir yazar bence. Bu yüzden saygım da sevgim de sonsuz kendisine. Kitaba gelecek olursak, itiraf ediyorum ki kitap klişe, ama ben eğer iyi işlenmişse bir klişeyi çok sevebilirim.

Olay örgüsü şu şekilde gelişiyor; Deniz isimli kızımızın bir şirketle iş görüşmesinden sonra başına bir nevi karma üşüşüyor. Bu karma canına tak eden Deniz, nefretini kustuğu bir iş başvurusunu bu şirkete gönderiyor, içeri girerken de rastgele birinin ismini söyleyerek geçiyor güvenliği. Şansına Ahmet Bey dediği bu kişi, şirketin ortaklarından çıkıyor. E hal böyle olunca Deniz'i şirkete alıyorlar fakat o başvuruyu bir an önce yok etmesi ve ''Kuzeni Ahmet Bey''in ortağı yakışıklı CEO Tuna ile baş etmesi gerekiyor. Tuna gerçekten harika işlenmiş bir karakterdi, ciddiyim. Aslında iki karakter de o kadar iyi işlenmişti ki! Grinin Elli Tonu üzerine çıkan sayısız CEO aşkı kitabı/hikayesinden dolayı bunalmış olmama rağmen, bu kitabı okurken tek bir satırında bile bunalmadım işin aslı. O kadar samimi bir dille yazılmıştı ki. Deniz gerçek bir himono onnaydı bence de *-* Karakterlerin hepsi harikaydı, ki benim bir kitapta en sevdiğim şeylerden biri; sanki ortada bir kitap yokmuşcasına karakterin ağzından bir ''Bu tesadüf kitaplarda bile olmaz!'' tarzı cümleler okursunuz ya, o benim gözümde kitabı daha bir gerçekçi kılar, çünkü yazar kendisini eleştirebilmiş demektir. Ve kitabın büyük çoğunluğunda Deniz olayları bildiğiniz ispanyol dizisi kıvamında anlatıyor :D Les(Büyük ihtimalle yanlış yazıyorum :D) Palavras diye bir dizi var Deniz'in kafasında, bir olaylar bir olaylar sormayın :D

Anlatım güzel, son zamanlarda okuduğum kitaplar üzerine yazım ve noktalamaya özen gösterilmiş olması ayrı güzel, konu güzel, Tuna bey pek bir güzel, yazar da çok güzel, e o zaman bu kitap bayağı bir güzel! :D

Puanım;


Damla Üzüm

2 yorum:

  1. Fuardan satın aldıklarım arasında, bakalım ben sevebilecek miyim :D

    YanıtlaSil

Instagram