Yorum: Labirent: Ölümcül Kaçış ( The Maze Runner, #1)

Yazar Adı: James Dashner

Sayfa Sayısı: 408

Baskı Yılı: 2013

Yayınevi: Pegasus



Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomas'ın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.


Derin bir nefes alarak başlıyorum bu yoruma, başka türlü olmuyor çünkü. Ufak tefek aksaklıklar olmasaydı, bir solukta bitirebileceğim bir kitaptı sanırım. Kitap hakkında genel görüşüm oldukça iyi. Uzun zamandır bu kadar kaliteli bir distopik kitap okumamıştım, iyi geldi kesinlikle. Kitaptan biraz bahsedecek olursak, şuan aklıma gelmeyecek kadar küçük, okurken fark ederseniz belki edeceğiniz ufak ufak hatalar vardı, bunun dışında bir bütün olarak kitap kesinlikle mükemmeldi. O kadar başarılı kurgulamış ki yazar, bana sadece hayranlıkla okumak düştü. Bu bahsettiğim ufak tefek kusurlar şöyle, örneğin böylesi ince düşünülmüş ve insanı şaşırtan bir kurguda;

*SPOILER*

Kitabın sonlarına doğru, harita odası yakılıyor ve Alby içeride oluyor. Daha sonra Thomas haritalar'a ihtiyaç duyunca Minho birden çıkıp ''biz haritaları saklamıştık.'' diyor ve getiriyor. Sanki okuyucuyu hayal kırıklığına uğratayım demiş yazar fakat olmamış, biraz bariz bir hal almış bu noktada.

*SPOİLER SONU*

Yazar sık sık sağ gösterip soldan vurmuş diyebiliriz. Sürekli umutsuzluğa kapılmanızı sağlamaya çalışıyor, sonra bir bakıyorsunuz durum iyiye gidiyor. Ki kitapta bahsi geçen yerin var oluş amacı da bu aslında, biraz sonuyla ilgili spoiler olacağından söylemiyorum burayı ama, okuduğunuzda anlayacaksınız :D

Kitapta benim anlamadığım bir kaç nokta vardı, yazar açıklık getirmiş kendi çapında fakat ben pek anlam veremedim. Örneğin yaratıcılar kısmı. Neden Thomas ve Teresa? Neden artık bitirmek istediler? Bitirdiklerinde ne olacaktı? Bir hastalığın tedavisi için hiç bir çözüm buldukları falan yoktu Kayran'da ?

Tüm bunlar, yazarın zihnimde bıraktığı ufak boşluklar olsa da, kitabın gerek anlatımı, gerek olay akışı, gerek karakterleri ile bu boşlukları fazlasıyla doldurduğunu söyleyebilirim. Kitapta biraz betimleme de eksik gibiydi işin aslı. Örneğin eğer fragmanı izlemeseydim, benim kafamda bir Thomas canlanmazdı. Neredeyse hiç tarif etmiyor çünkü yazar Thomas'ı. Üstelik tanrısal anlatımla yazdığı için bunda pek de zorlanmazdı ama yapmamış, ilginç bir seçim. Aynı şekilde, filmin yapımcılarına özgü bir hata mı ben mi gözden kaçırdım bilmiyorum ama ben Alby'nin zenci olduğunu fark etmemiştim.

Sanırım söyleyeceklerim bu kadar, kitabı kesinlikle okumalısınız diyorum, ben de en kısa zamanda 2. kitaba başlayacağım. Ve filmine gitmeyi unutmayın derim!


Fragman(Türkçe Altyazılı);










Damla Üzüm

2 yorum:

  1. Kapağını sevmedim kitabın kdkasdkjdf

    YanıtlaSil
  2. Ya ezgi dsflkdsjfs senin için özel kapak bastırıcam *-*

    YanıtlaSil

Instagram